İçeriğe geç

Anafor olmak ne demek ?

Anafor Olmak Ne Demek? Hayatın İçinde Kendi Etrafında Dönüp Durmanın Komik Hali

İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak şunu çok net söyleyebilirim: Bazı günler hayat bana güzel bir sahil yürüyüşü gibi geliyor, bazı günler ise sanki Kordon’da yürürken aniden çıkan bir rüzgârla elimdeki dondurmanın yere düşmesi gibi anlamsız ve karmaşık oluyor. İşte tam o karmaşanın içinde sık sık kendime sorduğum sorulardan biri şu: “Ben şu an gerçekten ne yaşıyorum?”

Bazen bir olayın içine öyle bir dalıyoruz ki etrafımızdaki her şey kendi çevremizde dönmeye başlıyor. Düşünceler, duygular, endişeler, planlar… Hepsi birbirini kovalıyor. İşte halk arasında kullanılan anlamıyla Anafor olmak ne demek? sorusunun cevabı tam olarak burada gizli.

Anafor olmak, bir kişinin bir durumun içinde sürüklenmesi, kendini bir olayın karmaşasına kaptırması ya da düşüncelerinin içinde dönüp durması anlamında kullanılır. Tıpkı denizdeki anafor gibi insan bazen kendi düşüncelerinin girdabına kapılır. Bir yandan dışarıdan sakin görünür, diğer yandan beyninin içinde küçük bir toplantı salonu kurulmuştur.

Benim beynimdeki toplantılar genelde şöyle geçiyor:

“Bugün erken yatacağım.”

“Harika fikir.”

“Acaba üç yıl önce söylediğim o saçma cümleyi insanlar hatırlıyor mudur?”

“Konumuz bu değildi.”

“Evet ama önemli olabilir.”

“Değil.”

“Bence biraz önemli.”

Ve böylece uyku planı, geçmişteki utanç verici anılar arşivine dönüşür.

Anafor Olmak Ne Demek? Günlük Hayatta Nasıl Anlaşılır?

Anafor olmak çoğu zaman büyük olaylarla ortaya çıkmaz. Bazen çok küçük şeyler bile insanı kendi içinde dönen bir girdaba sokabilir.

Mesela arkadaş grubunda oturuyorsunuz. Herkes kahvesini içiyor, sohbet ediyor. Bir arkadaşınız size:

“Sen biraz sessiz kaldın bugün.”

diyor.

Normal bir insan muhtemelen şöyle düşünür:

“Evet, biraz yoruldum galiba.”

Ama benim gibi fazla düşünen biriyseniz olay farklı ilerler:

“Niye sessiz kaldığımı fark etti?”

“Acaba sıkıcı biri olduğumu mu düşünüyor?”

“Yoksa herkes benim konuşmadığımı mı konuşuyor?”

“Ben neden şu an kendi sessizliğimin analizini yapıyorum?”

İşte birkaç saniyelik bir cümle, zihinde üç bölümlük mini diziye dönüşebilir.

Anafor olmak bazen dışarıdaki hareketlerden çok içerideki hareketlilikle ilgilidir. İnsan bulunduğu yerde durur ama zihni kilometrelerce yol alır. Bir mesajın noktasına, bir bakışın anlamına, bir kelimenin tonuna kadar her şeyi incelemeye başlar.

İnsan Neden Kendi Düşüncelerinde Anafora Kapılır?

Bunun birçok sebebi olabilir. İnsan doğası gereği yaşadığı olaylara anlam vermek ister. Çünkü belirsizlik çoğu zaman bizi rahatsız eder. “Ne olacak?” sorusu bazen beynimizin en sevdiği, ama bizim en sevmediğimiz sorudur.

Örneğin bir iş görüşmesine girdiniz.

Görüşme güzel geçti.

Çıktınız.

Arkadaşınız soruyor:

“Nasıl geçti?”

“İyi geçti ya.”

Ama iç ses:

“Acaba fazla mı hızlı konuştum?”

“Acaba o soruya verdiğim cevap biraz garip miydi?”

“Acaba sandalyeye otururken fazla mı heyecanlı göründüm?”

“Acaba insan kaynakları çalışanı benim heyecanımı fark etti mi?”

Birkaç dakika içinde kendinizi profesyonel değerlendirme kuruluna çevirmiş olabilirsiniz.

Oysa dışarıdan bakıldığında durum çok daha basittir. Belki de karşıdaki kişi sadece güzel bir sohbet yapıldığını düşünüyordur.

Anafor olmak biraz da insanın kendi zihninde fazla misafir ağırlaması gibidir. Sorun şu ki bazı misafirler haber vermeden gelir, gece yarısı oturur ve gitmek bilmez.

İzmir’de Bir Gün ve Küçük Anaforlar

İzmir’de yaşamanın güzel taraflarından biri, hayatın sürekli hareket halinde olmasıdır. Sahil, kalabalık sokaklar, vapurlar, kafeler… Her yerde bir hikâye vardır.

Bir gün arkadaşlarımla Alsancak tarafında oturuyorduk. Masada herkes hayatıyla ilgili bir şeyler anlatıyordu. Biri yeni bir işe başlamıştı, biri seyahat planı yapıyordu, biri ilişkisini konuşuyordu.

Sıra bana geldi.

“Sen ne yapıyorsun, planların ne?”

Normal cevap vermem gerekiyordu.

“Birkaç hedefim var, onları düşünüyorum.”

Ama beynim hemen devreye girdi:

“Hayat planını anlatırsan ve gerçekleşmezse ne olacak?”

“Bilmiyorum dersem başarısız mı görünürüm?”

“Çok iddialı konuşursam fazla mı özgüvenli olurum?”

Sonunda ağzımdan şu çıktı:

“Ya aslında hayat biraz ilginç bir yolculuk.”

Masadaki herkes bana baktı.

Arkadaşım güldü:

“Kardeşim soru sorduk, belgesel anlatmadın.”

Haklıydı.

Bazen gerçekten kendi içimde o kadar fazla dolaşıyorum ki basit bir soruya bile felsefi cevap verebiliyorum. İnsan kendi zihninde kaybolunca, Google Haritalar bile “Bu bölgede henüz yol bulunamadı” diyebilir.

Anafor Olmak Her Zaman Kötü Bir Şey Midir?

Hayır. Aslında her şeyde olduğu gibi burada da denge önemlidir.

Anafor olmak bazen insanın derin düşündüğünü gösterir. Detayları fark etmek, olayları değerlendirmek, geleceği planlamak hayatın önemli parçalarıdır.

Düşünen insan genellikle daha dikkatli olur. Bir arkadaşının ses tonundaki değişikliği fark edebilir. Bir karar vermeden önce farklı ihtimalleri değerlendirebilir.

Sorun, düşünmenin kontrolü ele geçirmesidir.

Bir noktadan sonra düşünmek çözüm üretmekten çıkar ve insanı yormaya başlar.

Mesela:

“Bu işi nasıl daha iyi yaparım?”

faydalı bir düşüncedir.

Ama:

“Ya kötü yaparsam, ya herkes fark ederse, ya gelecekte bunun yüzünden sorun yaşarsam?”

şeklinde uzayan düşünceler insanı kendi içinde döndürmeye başlayabilir.

Denizdeki anafor gibi düşünceler de bazen insanı hareket ettirmeden yorabilir.

Anafor Olmak ve Kendimizle Dalga Geçebilmek

Bence insanın en güzel özelliklerinden biri kendine gülebilmesidir. Çünkü bazen kendi ciddiyetimizi biraz azaltmamız gerekir.

Ben de bunu öğrenmeye çalışıyorum.

Eskiden küçük bir hata yaptığımda günlerce düşünebilirdim.

Bir arkadaş grubunda yanlış kelime kullandım diyelim.

Normal süreç:

“Yanlış söyledim, neyse.”

Benim süreç:

O anı hatırlama.

Söylenen kelimeyi analiz etme.

Arkadaşların yüz ifadelerini inceleme.

Beş yıl sonra bile bu olayın hatırlanıp hatırlanmayacağını düşünme.

Sonra kendime soruyorum:

“Gerçekten herkes bunu düşünüyor olabilir mi?”

Cevap büyük ihtimalle:

“Hayır.”

Çünkü herkes kendi hayatının başrol oyuncusu. İnsanlar genellikle bizim küçük hatalarımıza sandığımız kadar uzun süre odaklanmıyor.

Herkes kendi anaforuyla uğraşıyor.

Anafor Olmak Ne Demek? Kısaca Bir Girdapta Kalmak Değil, Kendini Tanımak

Anafor olmak ne demek diye baktığımızda sadece olumsuz bir durumdan bahsetmediğimizi görürüz. Bu kelime aslında insanın iç dünyasındaki hareketliliği anlatan güçlü bir ifadedir.

Bazen düşüncelerimizin arasında kayboluruz. Bazen bir olayın etkisinden çıkamayız. Bazen de küçük bir konuyu zihnimizde büyütürüz.

Ama önemli olan, o anaforun içinde sonsuza kadar kalmamaktır.

Denizdeki akıntıyı değiştiremeyebiliriz ama yüzmeyi öğrenebiliriz.

Hayatta da bazı şeyleri kontrol edemeyiz. İnsanların düşüncelerini, geçmişte yaşananları veya gelecekte olacakları tamamen yönetemeyiz. Ancak kendi düşüncelerimize nasıl yaklaşacağımızı öğrenebiliriz.

Belki biraz daha az analiz edip biraz daha fazla yaşayabiliriz.

Belki bazen mesajın neden geç geldiğini düşünmek yerine güzel bir kahve içebiliriz.

Belki geçmişte söylediğimiz komik bir şeyi hatırladığımızda utanmak yerine gülebiliriz.

Çünkü hayat zaten yeterince hareketli. Bir de kendi içimizde sürekli dönüp durursak yolculuğun keyfini kaçırabiliriz.

Sonuçta hepimiz zaman zaman kendi düşüncelerimizin içinde küçük anaforlar yaşıyoruz. Kimi bunu belli eder, kimi saklar. Kimi arkadaşlarına anlatır, kimi gece yatağa girince düşünmeye başlar.

Ama belki de en güzeli şudur:

Kendi anaforlarımızı fark edip, gerektiğinde yüzeye çıkmayı öğrenmek.

Çünkü hayat sadece dönüp durmaktan değil, arada durup manzaraya bakmaktan da ibarettir.

“Anafor olmak ne demek” ile ilgili bu kapsamlı rehberi tamamladık. Internot olarak daha fazlası için buradayız!

Buna da Göz Atın: Amon Ra kimdir kurtlar vadisi ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
https://nguncel.com https://beautician.com.tr https://gofo.com.tr knight online nttgame Sitemap
grandoperabet yeni giriş